Türkiye’de geniş çaplı bir hukukî inceleme kapsamında yürütülen Kuriş soruşturması, önemli gelişmelerle dikkat çekmeye devam ediyor. Soruşturma kapsamında, suç örgütü lideri Alihan Kuriş ve yandaşlarının çıkar sağlamak amacıyla kurumsal faaliyetlerini yürüttükleri ve bu faaliyetler sırasında çeşitli suçlara karıştıkları ortaya çıktı. Özellikle, cemaat liderlerinin ve bağlantılı kişilerin suç örgütü üyelikleri, dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı ve malvarlığı değeri aklama gibi birçok suçtan gözaltına alındığı bildirildi. Bu süreçte, ilişkili araçların ve kişilerin detaylı incelemesi yapılarak suçların derinliği ve bağlantıları ortaya konmaya çalışılıyor.
Son çalışmalar, özellikle tanınmış bir siyasetçinin adına tahsisli olan araçların suç faaliyetlerinde kullanıldığını gösteriyor. Bu araçlar arasında, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e ait 34 SL 313 plakalı bir araç da bulunuyor. Araç, suç örgütü mensuplarının kaçış ve kaçırma operasyonlarında kullanıldığı yönünde güçlü bulgular elde edilerek, diğer tahsisli araçlar gibi detaylı incelemlere alındı. Yapılan jandarma ve emniyet çalışmaları sonucunda, araçların şüpheli amaçlar için kullanıldığı ve mevzuata aykırı uyarı sistemleri takıldığı tespit edildi. Trafik kontrollerinde, araçların geçiş üstünlüğü kullanarak avantaj sağladığı ve bir ay süreyle trafikten men edildiği bildirildi.
İdris Naim Şahin, konuyla ilgili yaptığı ilk açıklamada, söz konusu araçların kendisinin bilgisi olmadan kullanıldığını ve kendisinin bu araçlara sahip olmadığını iddia etti. İstanbul’da kiraladığı ve kullanmadığı zamanlarda otoparkta tutulan bu aracın, araç kiralayan şirketin sahibi tarafından Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ı taşımak amacıyla kullanıldığına dair bilgileri de paylaştı. Şahin, ayrıca, bu şahısları tanımadığını ve olayla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Öte yandan, soruşturma kapsamında gözaltına alınan diğer kişiler ve yurt dışına kaçmaya hazırlanan şüphelilerle ilgili çalışmalar da hız kesmiyor. Özellikle, Kuriş ve Yılmaz’ın Muğla Marmaris’te yakalanmadan önce yurt dışına çıkmak üzere hazırlık yaptığı tespit edildi. Operasyonlar, suç örgütünün finans yapısı ve bağlantılı olduğu şirketler hakkında da detaylı bilgi toplamayı sürdürüyor. Bu organizasyonların inşaat, gıda, kuyumculuk ve denizcilik gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren birçok şirketle ilişkili olduğu ve yurt dışına büyük meblağlarda para transferleri yaptığı da ortaya çıktı. Bu gelişmeler, soruşturmanın sadece yerel değil, uluslararası boyutlara da ulaşmakta olduğunu gösteriyor.
