Yargıtay, geçtiğimiz günlerde önemli bir emsal kararına imza atarak iş sözleşmelerinin geçerliliği konusunda yeni bir değerlendirme yaptı. Kararda, iş sözleşmesinin tüm sayfalarında imza bulunmasının zorunlu olmadığı, yalnızca son sayfada yer alan imza ve kaşenin sözleşmenin bağlılığını sağlamak için yeterli olduğu vurgulandı. Bu karar, taraflar arasında imza uygulamasında esneklik sağlayarak, sözleşmenin bütünlüğünün imzalarla garanti altına alınabileceğine yönelik önemli bir hukuki dayanak oluşturdu.
Bir örnekte, bir fabrikada çalışan usta, maaşının yanı sıra fabrikanın bir bölümünün satışına ilişkin sözleşmeyi imzaladı. Ancak, satış işlemi gerçekleşmeyince usta mahkemeye başvurdu. Davalı şirket ise sözleşmenin tüm sayfalarında imza ve kaşe bulunmadığını öne sürerek satışın geçersiz olduğunu iddia etti. Mahkeme, söz konusu sözleşmenin her sayfasında imza ve kaşe olmadığını gerekçe göstererek satış işlemini iptal etti. Bu karar üzerine taraflar bölge mahkemesine başvurdu ve bölge adliye mahkemesi, ilk kararın onaylanması yönünde karar verdi. Sonrasında, mağdur alıcı, kararı temyize götürdü ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu dosyada önemli bir karar verdi.
Yargıtay, kararında iş sözleşmelerinde tüm sayfalarda imza bulunmasının zorunlu olmadığını, yalnızca son sayfadaki imzanın ve kaşenin, sözleşmenin bütün sayfalarının birbirine bağlı olduğunu göstermesi halinde geçerli sayılabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, dosya içeriğine göre, belirsiz süreli iş sözleşmesine ek olarak belirli bir hizmet bedeli ve taşınmaz devri konusunda da anlaşma sağlandığı belirtildi. Sözleşmenin tüm sayfalarının davalı işveren tarafından imzalanmış olması ve son sayfada bulunan kaşenin de geçerliliği artırdığı kaydedildi. Mahkeme, bu detaylar ışığında, sözleşmenin bütün sayfalarının imzalanmamış olması sebebiyle işlem hükümsüz sayılmaz ve kararlar bu doğrultuda verilmelidir. Sonuç olarak, Yargıtay, bölge mahkemesinin kararını kaldırıp, ilk mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliğiyle karar verdi ve böylece iş sözleşmelerinin imzalanma şartlarına ilişkin önemli bir emsal oluşturdu.
